Mobil wap chat sitemizden yararlanabilmek için lütfen Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.
Ziyaretçi Defteri
* Asii_yürek
31.10.2025 00:30En çok da, gidemediği yollara yorulurmuş insan yaşamak isteyipte, yaşayamadıklarına .. konuştuklarından çok, sustuklarına, yaptıklarından çok, yapamadıklarına yorulurmuş insanbunu öğrendim .ot.
* KRAL
29.10.2025 15:21*
* KRAL
29.10.2025 15:20*
29 Ekim'in Sırrı: Bir Günlük Farkın Ardındaki İntikam
​"Neden 30 değil de 29 Ekim?"
​Bu soru, Cumhuriyet'in ilanından iki yıl sonra, 1925 yılında Fahrettin Altay Paşa'nın zihnini kurcalıyordu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e misafir olduğu bir anda sordu: "Paşam, Cumhuriyetimizin ilanının 29 Ekim gecesine denk gelmesi bir tesadüf müdür? Üç gün evvel, beş gün sonra da olabilirdi."
​Ulu Önder'in cevabı, sıradan bir tarih seçiminin ötesinde, destansı bir intikamın ve ulusal onurun ilanıydı:
​"Fahrettin, mütarekenin ilk günlerini hatırlamaz mısın? Saray ve hükümet teslimiyeti kabul etmişti. Vatan parçalanmış, istilaya uğramıştı."
​Atatürk, o zorlu günleri hatırlatır ve kritik soruyu sorar:
​"Mütareke 30 Ekim 1918'de imzalanmıştı. Peki, bu utanç gününden, İzmir'e girdiğimiz 9 Eylül 1922'ye kadar kaç yıl geçti? Dört yıl. Biz ise 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan ettik. İşte 5 yıla sığdırdığımız büyük inkılap! Bu mazlum millet, hakkı olan yere ulaşmıştır."
​Sözlerinin düğümünü çözen, tarihi ders niteliğindeki açıklaması ise şuydu:
​"Sen benim 30 Ekim 1918 sonrası çektiğim azabı bilirsin. Mondros 30 Ekim'dir, Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu, tarihten silinmek istenen bir milletin ahıdır!"
​Milletin Ahı, Bir Günlük Zafer
​Mustafa Kemal, "Bu, tarihten silinmek istenen bir milletin öcüdür," diyerek, 29 Ekim'i bilinçli bir meydan okuma olarak seçtiğini ilan ediyordu.
​Bu ne anlama geliyordu?
​30 Ekim 1918: Osmanlı'nın teslimiyet belgesi olan Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı, ulusal esaretin başladığı gündü.
​30 Ekim 1923: Eğer Cumhuriyet bu tarihte ilan edilseydi, Türk Milleti'nin tam 5 yıl esaret altında kaldığı resmen kabul edilmiş olacaktı.
​29 Ekim 1923: Atatürk, Cumhuriyeti esaretin başlamasından bir gün önce ilan ederek, bu süreyi 4 yıl 364 gün ile sınırladı.
​Ulu Önder, bu stratejik tarih seçimiyle Batılı devletlere en onurlu cevabı veriyordu:
​"Ben 30 Ekim'i tanımıyorum! Sizden bir gün öndeyim. Siz 29 Ekim'i tanıyacaksınız. Türk Milleti esaret altında sadece dört yıl kaldı, beşinci yıla girmenize izin vermedim!"
​29 Ekim, sadece yeni bir rejimin ilanı değil, 30 Ekim'in yarattığı aşağılanmaya karşı göğsünü gere gere alınmış bir intikamın, tarihsel bir meydan okumanın ve sonsuz bir özgürlük iradesinin sembolüdür.
* KRAL
29.10.2025 15:20*
* KRAL
29.10.2025 15:19*
..262728..77 |
Geri
gelgor.net © 2026 TURKUAZ
Mail@gmail.com